Selahattin Yusuf

Yazar

Dağdaki Vaaz

Dünyaya doğru yaklaşan kar –ikimiz olmanın çapraz sorgusu
Şarkımı yutkunmayı öğrendim ve bir elimle öbür elimi kavramayı
Güzellik kederin bir yorumundan başka bir şey değil, inandım
Limanıyla birlikte batmış sağlam gemilere
böyle böyle dadandım.

Talihin gözlerine bakakaldım, şaşırdım üç kez adıyla çağırdım onu
“Hâşâ”ların içinden geçtim, susmakla ve tırnaklarıma bakmakla
İnandım, henüz kimse tarafından söylenmemiş şarkının varlığına
Ve dolunayı karşılamaya uzaklardan koşup gelen dağ yollarının,
kanaat getirdim onu da aradıklarına.

Aşkı ölmüş ve yaşamağa sarılı buldum orada
Beklemiş, kendi kendinin sitemine dönüşmüştü bekleyişi
Öyle ya, ölmezliğin bestelenmezse ne avuntusu olabilir?
Bir Buda gülümsemesi yüzünde, açan çiçekler gibi yavaş
Ve küçük bir beste işte, sonsuzluk iğneyle tutturulmuş gibi
dudaklarına.

Yutkunmayı öğrendim
Cesaret değil, dayanma gücü istedim o vakit
Çağırdım üç kez adıyla onu da.